EYLÜL AYI VELİ MEKTUBU

,

 

Değerli Ebeveynler, 

İnsanda psikolojik ve fizyolojik sağlık için en yararlı öz; sevgidir. ERA Kolejleri olarak sağlıklı ve mutlu öğrenciler yetiştirmek için sevgi dili temalı düzenlediğimiz etkinliklerle öğrencilerimizin okula uyum süreçlerini tamamlamayı amaçladığımız Eylül ayında değerimizi ‘SEVGİ ve UYUM’ olarak belirledik. 

Gerçekte sevginin ruhumuzu besleyen, geliştiren bir yönü vardır. Sevgi, insanın doğasında bulunan yaşamı renklendiren en güzel özelliklerden birisidir. Çocuklukta görülen, öğrenilen sevgi ömür boyu güçlü bir ruh sağlığına ve iyi insan ilişkilerinde sermayedir. Çocuklar, eğer ilk olarak aile yuvasında sevildiğini hisseder ve sevmenin ne olduğunu öğrenirlerse; kendilerini ve başkalarını sevecek enerjiyi de kendilerinde bulurlar. Aynı zamanda kendini değerli hisseden, ailesi tarafından desteklenen ve takdir edilen çocuklar uyumlu bir kişilik geliştirerek toplumda olumlu ilişkiler kurup ilişkilerini sürdürebilmektedir. 

Evde sunulan sevgi; aile tarafından bol temas, güler yüz ve nezaket ile gösterilip sözel olarak ifade edilirse çocuğunuz yetişkinlik yaşamında da sevgisini gösterirken cesur davranacaktır. Sevgi uygun araçlarla dışarıya yansıtıldığında ve paylaşıldığında onun var olduğunu çocuğunuz anlayacaktır. Çocuğunuzun sizler tarafından somut verilere ve koşulsuz sevgiye ihtiyacı vardır; bol göz temasına, sıkı bir kucaklamaya, görülmeye, anlaşılmaya ve duyulmaya. Çocuğunuz sevgiyi hissettiğinde kendini değerli hissedecektir. Ebeveyninin ona sevgiyle yaklaşması ona ‘Sen iyisin, değerlisin, sevilmeyi hak eden bir varlıksın, güzel şeyleri hak ediyorsun.’ mesajı verir. Bu mesajı alan çocuğun değerlilik duygusu sağlıklı bir şekilde gelişmektedir. 

Çocukların okula ve sosyal çevrelerine uyum sağlaması durumunda görülen yararlardan bazıları şunlardır; 

• Arkadaşları tarafından kabul görmek, 

• Grup içinde aidiyet duygusunu kazanmak, 

• Birey olarak kendisini ifade ederek benlik gelişiminin desteklenmesi, 

• Kaygı ve sıkıntıdan kurtulmak, 

• Sevgi ve sosyalleşme ihtiyacını gidermek, 

• Psikolojik, sosyal ve akademik gelişimine katkı sağlamak, 

• Doğru davranış biçimlerini benimsemek ve sergilemek, 

Peki, ebeveynler olarak mutlu ve sevgi dolu, topluma, okula, arkadaşlarına uyum sağlamış çocuklar yetiştirmek için neler yapmalısınız?

• Güzel sözlerinizi, onayınızı, iltifat ve takdirinizi çocuğunuzdan esirgemeyin. Sevginizi esirgeyerek bir yaptırım ceza uygulamayın. Bu tarz tutumlar çocuğun ruhunda yaralar açar. O da sevmemeyi ve severse de incinmemek için sevgisini göstermemek gerektiğini öğrenir. 

• Çocuğunuz uslu durması, söz dinlemesi, iyi not alması şartıyla değil bazen yaramazlık yapmasına, üstünü kirletmesine, söz dinlememesine, zayıf not almasına rağmen onu sevdiğinizi bilmelidir. Böylece hayatı boyunca kendisinin sevilebilmesi için normalden fazla çaba göstermesinin zorunda olduğunu hissetmez. Aynı zamanda bir canlıyı veya insanı zayıflıklarına, kusurlarına rağmen sevebilmeyi öğrenir. 

• Çocuğunuzu koşulsuz sevin, ona ‘Seni seviyorum ve sen sevilmeye değer birisin’ diyebilmelisiniz ve bunu davranışlarınızla hissettirebilmelisiniz. 

• Hayvan ve bitki beslemesine teşvik edin. Sevgiyi öğretmenin en etkili yollarından biridir. 

• Çocuğunuz ile birlikte oyun oynayın. Onunla oyun oynamanız; onun dünyasına inmeniz, onun dilinden konuşarak sevginizi karşılıklı olarak ifade etmenize yardımcı olacaktır. 

• Çocuğunuz ile birlikte sevgi değerini işleyen filmler izleyebilir, ona hikayeler okuyabilir, birlikte sevgi temalı etkinlikler düzenleyebilirsiniz. Sonrasında sevginin önemi üzerine sohbet etmeniz sevgiyi içselleştirmesine katkı sağlayacaktır. 

• Çocuğunuzu başkalarının olumsuz yönlerini anlatarak ürkütmeyin; hayattaki güzelliklerden, iyi insanlardan, uyumlu olmanın öneminden sık sık bahsedin. Çocuğun dünyayı algılaması sizin sunduğunuz çerçeveden etkilenecektir. 

• Okula ve arkadaşlarına uyumunu kolaylaştırmak için, çocuklarınızın gelişim özelliklerine göre davranın. Öğretmenlerle iletişim içerisinde olmanız, çocuğunuzun durumunu izlemeniz ve okul ile işbirliği içerisinde ilerlemeniz uyumsuzluğa neden olabilecek durumları da ortadan kaldıracaktır. 

Değerli anne ve babalar, sevgi, çocuğunuzun her istediğini yapmak, sevmek adına her davranışını hoş görmek de değildir. Nerede durması gerektiğini, neyi, nerede, ne zaman yapabileceğini öğrenen çocuk, sınırları, sorumluluklarını ve aynı zamanda size güvenmeyi de öğrenmektedir. Dünyayı çocukların gözünden görmeye çabaladıkça onları tam da oldukları gibi kabul edip koşulsuz sevebiliriz. Her şeyden önce ‘Seni seviyorum ve sen bu sevilmeye değersin.’ diyebilmeliyiz. Onlara her zaman sevilmeye değer olduğunu hissettirmeliyiz. 

 

ERA KOLEJLERİ 

PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ