OKULA UYUM SÜRECİ İÇİN EBEVEYNLERE ÖNERİLER

, ,

 

Değerli Anne ve Babalar;

 

Okula başlamak hem çocuklar hem de veliler için hayatlarının yeni bir dönemine adım attıkları çok önemli değişimdir. Günümüzde hemen hemen her çocuk ilköğretim öncesi kreş ve anaokulu eğitimi alıyor. Buna rağmen çocuklarımız okula başlarken belirli zorluklar yaşayabilir.  Ailesinin yanından uzun bir süre sonra ayrılması ile birlikte yoğun duygular yaşayan çocuk okula gitmekte veya sınıfa girmekte güçlük çekebilir.  Peki, bu yeni döneme adapte olmalarında ebeveynler çocuklarına nasıl yardımcı olabilir? Okula atılan bu ilk adımda süreci daha rahat ve keyifli geçirmenize yardımcı olabilmek için bazı tavsiyeleri sizlerle paylaşmak istedik.

 

Okula Uyum Süreci İçin Ebeveynlere Öneriler

 

  • Çocuğunuzla, içinde bulunduğu dönemle ilgili konuşun, duygularını ifade etmesine izin verin ve en önemlisi onu dinleyin. Yapacağınız belirli konuşmalar veya hareketlerle bu durumun üstesinden rahatlıkla gelinebileceğini unutmayın. Çocuğunuzun okula gitmesinin sebeplerini, derslerin amaçlarını ona anlatmanız kafasındaki okul algısını netleştirecektir.

 

  • Bilinmezlikleri ortadan kaldırmak adına çocuğunuzu okul hakkında bilgilendirip kendi okul deneyimlerinizden örnekler vererek rahatlatabilirsiniz. Çocuk için ailenin söylemleri oldukça gerçekçi ve önemlidir. Ebeveynlerin çocuklarına kendi hikayelerinden örnekler vererek çocuklarında ‘ Benim annem veya babam da aynısını yaşamış’ düşüncesi rahatlamasına yardımcı olur.

 

  • Çocuğunuza okulun güvenli bir ortam olduğunu herhangi bir durumda ona yardımcı olabilecek birçok öğretmenin olacağını söylemek rahatlamasında etkin bir rol oynayacaktır. Aynı şekilde eve geliş- gidişlerin nasıl olacağını bilmesi onun kafasındaki soru işaretlerini giderecektir. Servis kullanacaksa nasıl gidip geleceğini, servisten indikten sonra evde kimin onu karşılayacağını bilmesi, ailenin kendisi alacaksa nereden, ne zaman ve nasıl alacağını aktarması çocuğa güven verecektir.

 

  • Çocuğunuza daha önce deneyimlediği “ilkleri” ve onlarla nasıl başa çıktığını hatırlatmak da oldukça faydalı olabilir. Örneğin anaokuluna başladığı ilk gün, yeni taşındığınız evinizdeki ilk gün, ilk arkadaşını edindiği gün ve bunlar gibi pek çok anıyı hatırlatabilir ve bu gibi deneyimlerde başarılı olduğunu söyleyebilirsiniz.

 

  • Çocuğunuza bu süreç hakkında bilgiler aktarırken sizlerin de kaygıdan uzak, sakin bir ses tonu ile rahat bir duruş sergilemeniz önemlidir. Çünkü ailenin bakışı, duruşu, jest ve mimikleri veya sesinden kaygılı olduklarını çocukları çok kolay hissedip içselleştirebiliyorlar. Konuşmanın pozitif bir havada gerçekleşmesinin sizin tutumunuzla doğrudan ilgili olduğunu unutmayın.

 

  • Çocuğun okula en iyi şekilde adapte olması için ilk sabah da oldukça önemlidir. Acele ve telaşla evden ayrılmamak için gerekli hazırlıkları akşamdan yapabilirsiniz.

 

  • Okulun başlayacağı günün sabahı vedalaşmalar uzun sürmemelidir. Evde ayrılma gerçekleşirse kısa bir öpücük ve sarılmayla öğrenci evden çıkmalıdır. Okula çocuğunu kendisi getiren ebeveynler ise yolda gün içinde kendilerinin yapacağı rutin şeyleri anlatması çocuğu rahatlatabilir ve yine okul kapısında güven veren kısa bir sarılmayla ayrışmak çocuğun ayrılmasını kolaylaştıracaktır.

 

  • Çocuğunuz okuldan döndüğünde; okulda yaşadıkları hakkında konuşmanız süreci normalleştirecektir. Önce kendisinin anlatmasına fırsat verin. Çok ve ayrıntı sorularla üstüne gelinmiş hissedebilir. Tüm ayrıntıları aklında tutamayabilir ve hemen anlatmak istemeyebilir. Bir oyun esnasında veya yemek esnasında karşılıklı gün içinde yaşadıklarınızı paylaşabilirsiniz.

 

  • Çocuğunuzun arkadaşlık deneyimlerini paylaşmasına müsaade ediniz. Bunları yaparken kurduğu ilişkide endişeniz varsa bile müdahale etmekten kaçınmamız gerekir. Olumsuz yargılardan kaçınmalı arkadaşlık ilişkilerini kendisinin değerlendirmesine fırsat tanımalıyız. Yaşadığı problemlere ne söylemesi gerektiğini söylemek yerine kendi çözüm yollarını bulmasına yardımcı olmanız kuracağı gelecekteki ilişkilerinede faydalı olacaktır.

 

  • Son olarak uyku saatleri ebeveynler için bir problem olabiliyor. Yatma saati aile içinde bir toplantı ile belirlenip o saate uyulması gerekiyor. Koyduğumuz sınırlardan taviz vermeden net bir şekilde uygulamamız ilerleyen zamanlarda hem aile açısından hamde öğrenci açısından faydalı olacaktır.

 

Unutmamak gerekir ki her çocuk eşsiz ve özeldir. Dolayısıyla bu süreci her çocuk farklı şekillerde deneyimleyebilir. Bu noktada, anne-babanın çocuğunu tanıması ve ona yaklaşımı hayati önem taşır. Atacağınız basit adımlarla bu süreci hem çocuğunuz hem de kendiniz için daha kolay ve keyifli hale getirebilirsiniz.

 

Birlikte geçireceğimiz sağlıklı ve mutlu bir eğitim-öğretim yılı diliyoruz.

 

 

ERA Kolejleri

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi