ERA KOLEJLERİ SINAVLARA HAZIRLIKTA İDDİALI!

 

ERA Kolejleri Rehberlik Koordinatörü Gözde Güner Akkılıç, ERA’daki sınav hazırlık süreçleri hakkında bilgi verdi.

UZMAN AKADEMİK KADRO VE ERA YAYINLARI
ERA Kolejleri 2013 yılında okulculuğa başlarken aslında geçmişinde uzun yıllara dayanan bir sınav hazırlık deneyimi vardı.
Bir şirketler topluluğu içinde yer alan ERA Kolejleri, üniversite hazırlık alanında Kültür Eğitim Kurumlarının, liseye hazırlık alanında ise Eğitim Bilimlerinin (Fatih Dersaneleri) deneyimli uzman akademik kadrosu tarafından hazırlanan yayın ve eğitim programları ile öğrencilerini sınavlara hazırlarken bu alandaki deneyiminden yararlanıyor. Sınavlara hazırlıkta yarım asra dayanan bu engin deneyimin gücü ile öğrenciler, sınava en yakın deneme soruları ile yüzleşiyor. Ortaokulda 7 ve 8.sınıflarda, lisede ise 11 ve 12.sınıflarda uyguladığımız sınav hazırlık müfredatı ile her öğrencimizi hiçbir ek desteğe ihtiyaç duymadan merkezi sınavlara hazırlıyoruz. Kullandığımız yayınlar sektörde takip edilen ve taklit edilen yayınlardır. Çünkü yenilenen her sınav sistemine hızla adapte edilmiş sorular, gerçekten çok uzun yıllardır devamlılığı olan bir ekip tarafından hazırlanmaktadır. Bu da en büyük avantajımızdır. Ayrıca öğrencilerin kendi ihtiyaçları doğrultusunda etüt alma şansları var. Etütlerle bir sonraki üniteye geçmeden eksiklerini kapatıp hızlandırma programları ile de önceki senenin tekrarını yaparak bir üst sınıfa geçiyorlar. Son sene sınava yönelik deneme sınavlarının daha yoğun olduğu bir programla da eksiklerini görüp sınav tekniklerini daha sık kullanma şansı bularak gerçek sınava en yakın deneyimlerle hazırlanıyorlar.

 

ERA KOLEJLERİ’NDE SINAVLARA YAKLAŞIM ve SINAVLARA HAZIRLIK
ERA Kolejleri’nde sınavlara yaklaşımı belirleyen temel unsur; öğrenci ihtiyaçları ve veli beklentileridir diyebiliriz. Her öğrencinin okuldan beklediği gelişimin temelinde son sınıfa geldiğinde iyi bir okula geçiş yapmak olduğu gerçeğini yadsıyamayız. Ailelerin de çocuklarından başarının karşılığı olarak beklentileri iyi bir lise veya üniversite kazanacak akademik performansı sınavlarda göstermesidir. Bu gerçeği tüm eğitim kurumları ülkemiz şartlarında öngörerek sınavlara yönelik bir program mutlaka uyguluyorlar. Biz de tabii ki sınav hazırlık programlarını uyguluyoruz. Peki biz bunu nasıl yapıyoruz? Öncelikle her öğrenciye aynı şekilde yaklaşmıyoruz. Burada bizi farklılaştıran “Mizaç Merkezli Yaklaşım” ile rehberlik birimi tarafından aktif olarak her öğrencimizin motivasyon kaynağını tespit ediyoruz. Bunu yaptıktan sonra öğrencinin mizacına ve hedefine yönelik bir kariyer planlama süreci başlıyor. Hedefini doğru belirlemeyen hiçbir gemi limana ulaşamaz. Bu nedenle doğru hedef belirlemek de başarının anahtarı ve yaşam boyu mutluluğun formülü mottosu ile öğrencilerimizle birlikte yol haritalarını çıkarıyoruz. Aileleri bu konuda bilgilendiriyoruz. Onların istekleri ile çocuklarının gerçeklerini yüzleştiriyor ve ailelerin de çocuklarına kendi yetenekleri konusunda seçim yapma desteği vermelerini önemsiyoruz. Öğrenci- veli ve okul üçlüsünün işbirliğini üst çatıda birleştirerek, başarıya doğru birlikte yol alıyoruz. Kariyer yolculuğunda öğrencilerimize sadece akademik eğitim vermek yeterli olmuyor. Hem rehberlik alanındaki bu çalışmalarımız hem de müfredatımızdaki uygulamalarımızla sadece sınavda yeterli puanı alan değil, iş hayatında başarısını sürdürebilen, yetkin, 21.yy dünyası için donanımlı bireyler olarak çok yönlü yetişmeleri için eğitimleri süresince uygun platformlarla da öğrencilerimizi buluşturuyoruz. 21.yy öğrencisinin profiline baktığımızda dünyanın beklediği yetişkinler eleştirel düşünme becerilerine sahip, iletişimi kuvvetli, teknolojiyi iyi kullanabilen, yabancı dile hakim, kendine güvenen yetişkinleri bizden bekleyen bir sistem var. Biz de öğrencilerimizi sadece sınavlara hazırlamaktan ziyade bu becerilerle donatmayı hedefliyoruz. Bunun için de her kademede, her öğrencimize potansiyelleri doğrultusunda fiziksel, zihinsel, sosyal, psikolojik gelişimine de kapı açacak pek çok müfredat sunuyoruz. Kulüplerimizle kendi yeteneklerini keşfetmelerine imkan sağlamaya çalışıyoruz. Atölye ve projelerle de daha katılımcı ve toplumda aktif yer alan, girişimci bir nesil için çabalıyoruz. Bizler akademik becerinin bileşenleri olarak tüm diğer alanlarda kişisel gelişimi destekledikçe öğrencilerimizin ufku açılarak farkındalıklarının yükseldiğini ve hedeflerine daha emin adımlarla ilerlediklerini de görüyoruz.

 

 

AKADEMİK EĞİTİM VE ULUSAL SINAVLARDAKİ BAŞARI

Ulusal sınavlardaki başarıyı bu yılki TYT sınav sonuçlarına bakarak da özetleyebiliriz. Bildiğiniz gibi Türkiye genelinde sınavın ilk aşaması olan Temel Yeterlilik Testleri’nde (TYT) adaylara 40 Türkçe, 40 Temel Matematik, 20 Sosyal Bilimler (Tarih, Coğrafya, Felsefe ve Din Kültürü’nden beşer soru), 20 Fen Bilimleri (Fizik – 7, Kimya – 7, Biyoloji – 6) olmak üzere toplam 120 soru soruldu. Bu sorulardan 15’ini doğru yapanlar 150 puan barajını aşabildi. Ancak sınavı geçerli sayılan 2 milyon 390 bin 188 adayın sadece 1 milyon 761 bin 392’si barajı geçti. Adaylardan 628 bin 796’sı barajın altında kaldı. Bu da barajı geçmek için sınava girenlerin 15 soruyu doğru yanıtlayamadığını gösteriyor. Kısaca her 4 adaydan biri daha ilk elemede elenmiş oldu. Ayrıca sözelde de geçmiş yılların en düşük skoru bu sene görüldü. Bu öğrencilerin hepsi de lise diplomasına sahip oldular yani bir akademik başarı göstererek diploma almaya hak kazanmışlar. Şimdi sorgulamak gerek? Başarı bunun neresinde? Ulusal sınavlardaki bu düşük skorlar için bundan sonra atılacak adımlar çok önemli. Biz liseyi bitirene kadar öğrencilere hangi donanımları hangi düzeyde kazandırabiliriz ve daha nitelikli lise mezunları için neler yapabiliriz? Tüm eğitimcilerin bu göstergeleri ciddiyetle ele alıp gençlerimiz ve geleceğimiz için doğru adımlar atması gerekir. Yeni uygulanacak olan modelin verimli olmasını umuyoruz. Sayın bakanımız Ziya Selçuk’un da dediği gibi “Sınava değil, üniversiteye hazırlıyoruz!” bakış açısı çok doğru bir yaklaşım.