TÜRKİYE’DE ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARININ EKONOMİDEKİ YERİ

, ,

 

KÜLTÜR-BİR HAKKINDA

Kültür-Bir (Özel Kültür Öğretim Kurumları Birliği) olarak Türkiye genelinde eğitim alanında pek çok hizmet gerçekleştiriyoruz. Özel okullar arasında eğitim öğretim ve yönetim konularında birlik sağlamak, okullar arasındaki yardımlaşma ve dayanışmayı temin etmek, resmî ve özel kurumlar karşısında okulları temsil edip çıkarlarını korumak ve her derecede ki muhtaç öğrencilere eğitim-öğretim desteği sağlayarak burs ve benzeri yardımlarda bulunmak derneğimizin başlıca gayelerini oluşturmaktadır.

Kültür-Bir, Türkiye genelinde yüzlerce üyesi ile öğrencilere başarılı olabileceği imkanlar sağlar ve okulları da bu konuda sıkı bir takibe tabi tutar. Yetkili merci ve makamlardan alınan izinle Türkiye genelinde toplantı, proje, hizmet içi eğitim, eğitim kampları, deneme sınavları düzenler ve farklı programlar tertip eder.

Türkiye’de Özel Öğretim Kurumlarının Ekonomideki Yeri ve Eğitimin Devlete Yıllık Ekonomik Maliyeti

Milli Eğitim Bakanlığı; 2018 yılında bütçeden en yüksek payı (203,8 milyar ) alarak birinci sırada yer aldı. Bütçeden en büyük payı almış olmanın yanı sıra bu paranın, Milli Eğitimin belirlediği, eğitimde kalite, akademik ve kariyer liseleri, proje üretme gibi Türkiye’de eğitimin memnuniyet verici hale getirilmesinde harcanması daha büyük önem taşımaktadır. Sık sık değişen eğitim, müfredat, program sistemleri ile bir yere varılması mümkün değildir. Çalışmalarda mutlaka resmi ve özel okullarda yıllarca çalışmış, kurucu, yönetici olarak görev almış, elini taşın altına koyabilecek tecrübeli kadrolar ile birlikte yürünmelidir. Alana inmemiş, onun çilesini çekmemiş kişilerle isabetli karar alınması bizce mümkün değildir. Hedeflenmesi gereken temel unsur ise başarıyı, değişim ve güvenin meyvesi olarak görmek, toplumsal, bilimsel, teknik ve ekonomik koşullardaki değişimi yakından izlemek, bilgi birikimi ve deneyimi, değişim ile harmanlamak ve bunu öğrencinin hizmetine sunarak başarıyı yakalamak kısacası ‘Eğitimde Toplam Kalite’ anlayışını oluşturmaktır.

Türkiye’de Resmi ve Özel Okulların Durumu ve Özel Okullaşma Oranı

 Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de; 10 bin 73 okul öncesi, 24 bin 967 ilkokul, 18 bin 745 ortaokul, 11 bin 783 lise olmak üzere toplam 65.568 okul bulunuyor. Bu okullarda 1 milyon 30 bin 130 öğretmen ile toplam 17 milyon 885 bin 248 öğrenci eğitim görüyor.

 

Özel Okulların Ekonomik Olarak Devlete Katkısı Nedir?

Şu an Türkiye’de özel okul sayısı 11 bin  694, bu okullarda 1 milyon 351 bin  712 öğrenci eğitim görmektedir. Öğrencilerin; 739 bin 791’ini erkek, 611 bin 921’ini ise kızlar oluşturuyor. Türkiye’de Özel Okullaşma oranı: 2017-2018 de %8,3’tür. 2002-2017 yılları arasında açılan özel okul sayısı 8 bin 781’dir. Özetle bu okullar devletin üzerinden ekonomik olarak nasıl bir yükü kaldırıyor bakacak olursak;

A- On bin özel okul binası istihdam maliyeti:

B- Öğrenci Maliyeti: 8.850.000.000 TL

C- Öğretmen Maliyeti: 11.000.000.000 TL

D- Personel Maliyeti:

E- Kitap, kırtasiye, yakıt ve diğer giderler:

 

Kısacası; özel okulların devlete; ekonomi, eğitim, yönetici, öğretmen, bina ve personel olarak azımsanmayacak derecede katkısı vardır. İşin en acısı, bünyesinde 10.000 işçi çalıştıran sayılı iş adamına Türkiye’de verilen değer, destek ve imkanların bünyesinde 100 binlerce personel istihdam eden bu kurumlara hak ettiklerince değer verilmemesidir.  

Özel Sektörde Temel Lise ve Temel Ortaokulların Yeri

TEMEL LİSELER:

Şu an Türkiye’de, toplam 972 temel lise ve 100 civarında temel ortaokul var. Yaklaşık 240.000 öğrenci eğitim görmekte. Bu öğrencilerin devlete maliyeti en az, illere göre 5. 000 ile 10.000 TL arasında.  Toplam yıllık devlete maliyeti: 7000*240 000=1.680.000 milyon TL

30.000 öğretmen görev yapmakta. Devlete Yıllık Maliyeti: 7000*30.000=210.000.000*12=2.520.000.000 milyon TL

10.000 personel görev yapmaktadır. Devlete Yıllık Maliyeti: 4000*10.000=40.000.000*12=480.000.000 milyon TL

Temel Liselerde 30.000 civarında derslik bulunmaktadır. Türkiye’deki tüm lise sayısı 11.360 tır. Özel liselerin içinde Temel liselerin payı% 10 civarındadır. Türkiye’de halen okullarımızın %26 sında ikili öğretim yapmaktadır. Aynı zamanda temel liseler mezun öğrencilere üniversiteye hazırlık kursu vermekte olup dershanelerin bıraktığı boşluğu doldurmakta ve ihtiyacı gidermektedir. Temel liseler, öğrencilerine hem Anadolu Lisesi programı uygulamakta hem de üniversiteye hazırlamakta olup öğrencinin bir de özel öğretim kursuna ihtiyaç bırakmamaktadır.

ÖZEL ÖĞRETİM KURSLARI:

Bu konuda şunu söyleyebiliriz ki 2575 resmi izinli özel kurslar, ruhsatlarındaki derslerden değil tüm üniversiteye hazırlık derslerinden hizmet vermektedir. Ayrıca Türkiye’de muhtelif kurslar ile birlikte kurs sayısı resmi ve gayrı resmi 7.000 e yaklaşmıştır.

KİŞİSEL GELİŞİM KURSLARI:

Bu kursların, ruhsatlarında belirtilen alan ve amaçlarına uygun hizmet verilmesi sağlanmalı, Bakanlık tarafından sıkı denetime tabi tutularak, gençlerimizin yeteneklerini geliştirme kişisel becerilerini ortaya koyma, sanatsal alanda ilerlemeyi sağlama, teknolojiyi iyi kullanma gibi alanda okulların veremediği alanlarda boşluğu doldurmalıdır.

RESMİ VE ÖZEL LİSELERİN DURUMU:

Şu anki tüm liseler 4 yıl eğitim vermektedir. Liseler 9 sınıftan itibaren branşlara ayrılmalı, öğrenciler alan ve ilgi dışı dersler ile meşgul edilmemeli. Kariyer liseleri oluşturulmalı. Okul süresi 3+1 olmalı. Öğrenci 3 yıl okul eğitimi alıp lise diploması alıp isterse dördüncü sınıfta üniversiteye hazırlık eğitimine katılabilmeli. Yani dördüncü sınıf ekstra üniversite hedefi olanlar için sınavlara hazırlık sınıfı olmalı.

KÜLTÜR-BİR OLARAK ÖNERİLERİMİZ:

  • 1000’den fazla temel lise ve ortaokul binasının boşaltılmaması ve istihdamı,
  • 240.000 lise öğrencisinin devlet okullarına yük olmaması,
  • 30.000 öğretmen, 10.000 personel, işsiz kalmaması,
  • Temel lisede üniversiteye hazırlanan 10 binlerce mezun öğrencinin merdiven altı kurumlara ayrıca para ödememesi,
  • Temel lise öğrencilerinin okullarında hem lise müfredatı hem de üniversiteye hazırlık müfredatını aynı anda ve ikinci ücret ödemeden aldıkları,
  • Bakanlık tarafından özel okul öğrencilerine verilen teşviklerinin kesilmemesi, tam tersine her öğrenciye verilerek özel okula ilgiyi artırması ve resmi okullardan az da olsa öğrenci, öğretmen, personel, bina istihdam yükünün kaldırılması;
  • Böylelikle Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ve özel okulların kalite, disiplin, başarı, alanlarında tatlı bir rekabetin yaşanacağı Temel liselerin, sıkı denetlenmesi, müstakil girişli binalarda eğitime hizmet vermesine devam etmesini, en azından 2023 yılına kadar süre tanınmasından yanayız.
  • Mezun öğrencilere temel liseler bu gün olduğu gibi resmi kayıtlı olarak üniversiteye hazırlık kursu vermeli,
  • Resmi ve özel okullar, kendi öğrencilerine takviye kursu verdikleri gibi, dışardan öğrencilere de kendisinde program mevcut olan kademede (ilkokullar ilkokul öğrencilerine, ortaokullar ortaokul öğrencilerine, liseler lise öğrencilerine) ücretli takviye ve yetiştirme kursu verebilmeli,
  • Böylelikle öğrencinin bir üst sınavlara hazırlanması için dışardan ayrıca bir kursa ihtiyacı kalmayacak, merdiven altı dershanecilik de iltifat görmeyecektir,
  • Resmi ve Özel Okullar kaliteli eğitim vermede, üst sınavlara öğrenci yetiştirmede yarışacaktır.

Son olarak; KÜLTÜR-BİR olarak Hükümetimizin, Bakanlığımızın ve Eğitim kuruluşlarının hazırlayacağı programlara, çalışmalara, oluşturulacak komisyonlara katılmaktan, hizmet vermekten mutluluk duyarız. Bundan sonraki çalışmalara davet edilerek katkı sunmayı talep ve arz ediyoruz.

Ahmet Sait YURTSEVEN

Kültür–Bir Yönetim Kurulu Başkanı

 

  • NOT: İstatistiki veriler, T.C Milli Eğitim Bakanlığı/Resmi İstatistikler/Milli Eğitim İstatistikleri/2017-2018 Özet Tablolar’dan alınmıştır.